Bulduk Kasabası
Bulduk Kasabası Tanıtımı
Cihanbeylinin kuzeyinde, ilçeye 40
km. uzaklıkta bir kasabadır. 2000 nüfus sayımına göre nüfusu
2532dir.
Yöredeki
en eski yerleşim yerlerinden birisidir. Kasabadaki mevcut
hüyüklerin Hitit uygarlığının kalıntıları olduğu
söylenmektedir. Kasabadaki yer altı mağaraları üzerindeki
işaretler, tarihi kalıntılar ve taşların üzerinde bulunan
yazılar bize Bizanslıların uzun süre bu bölgede
yaşadıklarını göstermektedir. Anadolunun Türklerin eline
geçmesiyle bölgeye Türk boyları yerleşmeye başlamışlardır.
Selçuklulardan kalma bir yapı olan Bulduk tekkesi de bunu
doğrulamaktadır.
Kasabada mevcut olan bugünkü halk, bölgeye 1800lü
yılların ortalarında göçebe olarak güneydoğudan (Adıyaman,Malatya
ve Diyarbakır ) bilinmeyen nedenlerden dolayı 12 Rışvan
aşireti olarak göç etmişler ve II. Abdülhamit döneminde
çıkarılan iskan kanunu ile de buraya yerleşmişlerdir.
Aşiretlerden 7si Kırşehir, Yozgat ve çevresine, 5i ise
Cihanbeyli, Kulu, Koçhisar, Polatlı ve Haymana çevresine (Halikanlı,
Ömeranlı, Terkanlı, Sevikanlı ve Nasırlı Aşiretleri)
yerleşmişlerdir.
Bulduk adı kasabanın kuzeydoğusunda bulunan Bulduk
tepesinden gelmekte olup tepenin üzerinde Bulduk Tekkesi
denilen bir ziyaret yeri bulunmaktadır. Kasabanın doğusunda
Celep köyü, kuzeydoğusunda Kozanlı, kuzeyinde Yeşilyurt,
kuzeybatıda Çöl köyü, Küçükbeşkavak, batıda Kütükuşağı ve
güneyinde ise Yeniceoba kasabası vardır. Bulduk 1987 yılında
belediye olmuş ve şu andaki belediye başkanı Rafet Yüceldir.
BULDUK TEKKESİ :
Rivayete göre Hoca Ahmet Yesevi irşat amacıyla
talebelerini Anadoluya gönderir. Öğrencilerden birisi de
eski Tatarhan Medeniyetinin merkezi olan bugünkü Buldukun
olduğu yere gelir. Harabe halinde bulunan kiliseyi camiye
çevirir. Daha sonra tekkenin bulunduğu yeri vakıf haline
getirir. Zamanın hükümdarı tarafından imar ettiği bu
bölgenin tapusu o şahsa verilir ve Pınarbaşı köyündeki su
değirmeninin gelirleri vakıf olarak Bulduk tekkesine tahsis
edilir.
Anadolunun muhtelif yerlerinde görevlerini
tamamlayan öğrencileri Hoca Ahmet Yesevi belli bir yerde
toplar. Ancak içlerinden birisini bulamazlar. Uzun
araştırmalar neticesinde o öğrenci Bulduk Kasabasındaki
Tekkenin olduğu yerde bulunur. O öğrenciyi bulunca diğer
arkadaşları : bulduk diye sevinç naraları atarlar ve
böylece o tekke Bulduk Tekkesi, Tekkenin bulunduğu yer de
Bulduk köyü olur.
Bulduk
dededen sonra tekkedeki hizmeti Emirdağlı Süleyman isminde
birisi yürütür. O da daha sonra bu görevi Hacı Şeyh isminde
Bulduklu birisine devreder. Bulduk tekkesine Pınarbaşı
köyündeki Tekşenler (Tekkeşenler) kabilesi sahip çıkmaktadır.
Yıllar önce Horasandan Bulduk ve çevresine, daha sonra
İnsuyuna, oradan da Pınarbaşına göç eden Tekşenler Tekke
ve zaviyeler kanunu çıkıncaya kadar, geliri Bulduk tekkesine
verilen Pınarbaşındaki değirmenin de sahipleriydi.
Tekşenler kabilesinde çok sayıda Bulduk isminin olması da bu
tezi kuvvetlendirmektedir. Değişik mevsimlerde çok sayıda
insanın adak ve dilek niyetiyle ziyaret ettiği tekkenin
bulunduğu tepenin üzerinde 10-15 tane eski ev temeli
bulunmaktadır.
SOSYAL, KÜLTÜREL VE EKONOMİK DURUM:
2 İlköğretim okulu, 1 Lisenin bulunduğu kasabada
okuma oranı yüksektir. Son yıllarda ekonomik nedenlerle
Avrupaya gitme sevdası eğitimi olumsuz etkilese de
Buldukta okumaya karşı yoğun bir ilgi vardır. Kasaba
belediyesinin hizmete açtığı kütüphane ile birlikte kasabaya
gelen öğretmenlerin barınma ihtiyacını karşılayan belediye
lojmanları eğitime verilen önemin birer göstergesidir.
Bulduk kasabasının yetiştirdiği önemli mevkilere gelmiş pek
çok insan sayabiliriz. Çoğunluğu Danimarkada olmak üzere
yurt dışında 500 hane, Konyada 100 hane Bulduklu vardır.
Kasaba halkının gelir düzeyi iyi durumdadır.
Nüfusun %90ı tarım işkolunda, %10u ise hayvancılık
ve nakliyecilikle uğraşmaktadır. Buğday arpa ve pancar en
çok ekilen ürünlerdir. Yine yurt dışında çalışanların
kasabanın kalkınmasına katkıları büyüktür. Buldukta 3000
dolayında küçük baş hayvan vardır. Sanayisi çok gelişmiş
olan Yeniceoba kasabasına çok yakın olması dolayısıyla
sanayisi gelişmemiştir. Son yıllarda sulu tarıma ağırlık
verilmekte ve 40-60 metre derinlikte açılan kuyulardan
yaklaşık 80 bin dekar alan sulanmaktadır.
Buldukta ayrıca bir cami, bir kuran kursu, bir de
sağlık ocağı vardır.
Yörenin örf, adet ve gelenekleri
ilçe genelinde olduğu gibidir. Düğünler genelde üç gün
sürmekte, davul zurna çalmaktadır. Cenazelerde yas süreleri
genç ve yaşlıya göre 10-20 gün arasında değişmektedir.
Cenaze evine komşulardan yemek gelir, ya da cenaze evindeki
insanlar topluca yemeğe götürülür.