ARSIV

  Yeniceobalılar AB'ye çoktan girmiş: Cihanbeyli ilçesine bağlı Yeniceoba beldesi, kişi başına düşen 20 bin dolar milli gelir ve yüksek yaşam standardıyla şimdiden AB standartlarını yakaladı.Yeniceoba Belediye Başkanı Fırat Kızılkaya, önceki yıllarda, beldenin girişinde ‘Küçük Almanya’ya hoşgeldiniz’ yazılı bir levha olduğunu, yurtdışında yaşayan Yeniceobalılar’ın yazlık olarak yaptırdığı lüks evler, iş merkezleri, parklar, cadde ve sokakların beldeye modern bir görünüm kazandırdırdığını anlattı....

Nerudacı şair çoban: Nâzım Hikmet ve Pablo Neruda hayranı Çoban Ahmet, her gün birkaç dize yazıp Cezmi Ersöz’ün cep telefonuna gönderdi. Sonunda Ersöz’ün yardımıyla şiirleri kitap olarak basıldı
Ahmet Aslan, Konya Cihanbeyli’ye bağlı Gölyazı kasabasında çoban. İlkokul 3. sınıftan terk olan Aslan’ı (35) meslektaşlarından ayıran özelliği ise yayımlanmış bir şiir kitabının olması.
10 yaşından beri kütüphaneden çıkmadığını anlatan Aslan, "Küçüklüğümden beri şiir yazıyorum. Edebiyat dünyası, bir çarkın etrafında döndüğü için 
...

 Ava giderken arkadaşını vurdu: Avlanmak için arkadaşlarıyla birlikte Ankara'dan Konya'nın Cihanbeyli ilçesi yakınlarındaki dağlık bölgeye gelen bir mühendis, aracın içinde bakımını yaptığı tüfeğin ateş alması sonucu ön koltukta oturan meslektaşının ölümüne neden oldu.
Merkezi Ankara'da bulunan bir inşaat firmasında çalışan Volkan K, meslektaşı olan arkadaşı Şeref Karamüftüoğlu ve şirkete ait aracı kullanan şoför Taner Çimendağ ile birlikte avlanmak için Konya'nın Cihanbeyli ilçesi yakınlarındaki Bozdağ mevkisine geldi.
Aracın içinde arka koltukta oturan Volkan K'nin bakımını yaptığı tüfek, aniden ateş aldı. Tüfekten çıkan saçmalar, arabanın ön koltuğunda oturan Karamüftüoğlu'na isabet etti. Şeref Müftüoğlu, olay yerinde öldü.
Volkan K'nin haber vermesi üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri, çevrede inceleme yaptı. Volkan K'nin gözaltına alındığı, soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.
 Kablolar yer altına iniyor: Konya'nın Cihanbeyli İlçesi kent merkezinde görüntü kirliliği oluşturan elektrik ve telefon kabloları yer altına alınıyor.Cihanbeyli Belediye Meclisi'nin aldığı kararla kabloların yer altına alınmaya başlandığını ve kent merkezindeki görüntü kirliliğinin ortadan kaldırılacağını söyleyen Belediye Başkanı Nuri Ünalan, çalışmaları yerinde inceledi.Belediye ekiplerinden bilgi alan Başkan Nuri Ünalan, bu çalışmaların yanı sıra eskiyen kaldırım taşlarının da değiştirildiğini ve caddelerde yol genişletme çalışmaları yapıldığını bildirdi.Ünalan, çalışmaların kent merkezindeki esnafın görüşleri doğrultusunda uygulamaya konulduğunu sözlerine ekledi.
Çocukları için yardım bekliyor: Konya'nın Cihanbeyli İlçesi'nde ikamet eden bir anne, çocuklarının okula kaydını yaptıracak parayı bulmak için yardım bekliyor. Cihanbeyli İlçesi'nde ihtiyacı olan parayı bulamadığını söyleyen A.Z, "Üniversite öğrencilerine yardım yapılamıyor denildi. Kulu İlçesi'nde sana yardım edenler olabilir denilmesi üzerine yol parasını bularak geldim. Dönüş için de yardım eden olur diye düşünüyordum; ama burada da elim boş kaldı. Eşim ameliyat oldu, fakir bir aileyiz. Çocuklarımın kayıtlarını yaptırmam lazım. Ben de bu parayı bulmaya çalışıyorum" dedi. Paralarının olmadığını çocuklarına söylemediklerini ifade eden anne A.Z, "Bu durumu çocuklarımız öğrenirse çok kötü olacak, çok üzülecekler. Çok çaresizim. Çocuklarım okuma isteği ve arzusu içerisindeler. Maddi durumumuz belimizi büküyor. Saatlerce yol kenarında her araca el kaldırdım, hiçbirisi de durup beni Cihanbeyli'ye kadar götürmedi. İnşallah okumak isteyen çocuklarıma yardımcı olacak birileri çıkar karşıma" diye konuştu. Anne A.Z. saatler sonra bir hayırseverin verdiği yol parasıyla Cihanbeyli'ne dönmek üzere yola çıktı.
Yıl 1923 gazete başyazarı Ahmet Emin Bey Kürtlük sorunu nedir? diye sorar; Atatürk: "Kürt sorunu; bizim yani Türklerin çıkarına olarak da kesinlikle söz konusu olmaz. Çünkü bildiğimiz gibi bizim milli sınırımız içinde var olan Kürt unsurlar o şekilde yerleşmişlerdir ki, pek az yerlerde yoğundur. Fakat yoğunluklarını kaybede kaybede ve Türk unsurunun içine gire gire , öyle bir sınır doğmuştur ki, Kürtlük adına bir sınır çizmek istersek Türklüğü ve Türkiye’yi mahvetmek gerekir. Sözgelimi, Erzurum’a kadar giden, Erzincan’a, Sivas’a kadar giden, Harput’a kadar giden bir sınır aramak gerekir. Ve hatta, Konya çöllerindeki Kürt aşiretlerini de gözden uzak tutmamak gerekir. Dolayısıyla başlı başına bir Kürtlük düşünmektense, bizim Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nu gereğince zaten bir tür yerel özerklikler oluşacaktır. O halde, hangi livanı n (sancak) halkı Kürt ise, onlar kendi kendilerini özerk olarak idare edeceklerdir.
atatürk türkler ve kürtler ...Bundan başka Türkiye’nin halkı sözkonusu olurken onları da beraber ifade etmek gerekir. İfade olunmadıkları zaman bundan kendilerine ait sorun yaratmaları daima mümkündür. Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem Kürtlerin hem de Türklerin sahibi vekillerden oluşmuştur , bu iki unsur bütün çıkarlarını ve kaderlerini birleştirmiştir. Yani onlar bilirler ki, bu ortak bir şeydir. Ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olmaz."

Ruh halimin güvercin tedirginliği: İtiraf etmeliyim ki Türkiye’deki ”Adalet sistemi”ne ve ”Hukuk” kavramına olan güvenimi fazlasıyla yitirmiş durumdaydım. Nasıl yitirmeyeyim? Bu savcılar, bu hakimler üniversite okumuş, hukuk fakültelerini bitirmiş insanlar değiller mi? Okuduklarını anlayacak kapasitede olmaları gerekmiyor mu?  ...

Dağda bir gerilla vuruldu, evde bir çiçek soldu:

- Ozan, Türk kökenli ailenin tek çocuğuydu. Kürtlerin hakları için dağa çıktı. Dağa çıktıktan sonra annesi, evde çiçek yetiştirmeye başladı. Adını da Ozan koydu.
- Anne, Ozan’ın evdeki yokluğunu çiçeğin varlığı ile doldurmaya çalışacaktı. Her gün bir anne şefkatiyle okşadığı çiçeğe oğlunun adını fısıldadı.
- Güzel yaz günlerinin sonbahar hüznüne evrildiği bir gün çiçek sarardı, yaprakları kurumaya yüz tuttu. Çiçek anneye Ozan’ın ebediyete intikalini haber vermişti.
   ...

Kürtçe dergiler yaşam savaşı veriyor: Dünyada ve Türkiye’de her alanda sayısız dergi yayınlanırken, birkaç dergi dışında Kürtlere ana dillerinde hitap eden dergi bulunmuyor. Var olan dergiler ise finansman sorunu nedeniyle okurların karşısına düzenli bir şekilde çıkmayı başaramıyor.
Dünyanın bir çok ülkesinde güncel haber ve yorum dergilerinin yanı sıra kültür-sanat üzerine yayın yapan her dilde binlerce dergi bulunurken, Kürtler kendi ana dillerinde bu olanaklara sınırlı bir şekilde sahip olabiliyor.
Türkiye’de Zend, Tîroj, Vate, W, Nûbihar gibi tanınan birkaç derginin yanı sıra bazı amatör dergiler Kürtçe olarak yayınlanıyor. Ancak bu dergiler yaşadıkları mali sorunlar nedeniyle okurlarının karşısına düzenli bir şekilde çıkamıyor. Bu nedenle derginin yayın periyodunda sürekli değişiklikler oluyor. Bu sorun da hem yayıncı ve editörleri hem de okurları bunaltıyor
.
 
...

DOĞDUĞU GÜN ASILDI: Şu anda saat 04.00 ve ben infaz için son hazırlığım olarak bu mektubu yazıyorum... Malım mülkün yok ki miras bırakayım... Biraz acele etmek zorundayım. On dakika bile bana çok görüldü. Elimde kelepçe ile yazmak zor.... Az sonra son görevimi yapmak üzere darağacına çıkacağım. Sloganlarımı haykıracağım, dizlerim titremeyecek  ...
 
 
 
 

ANASAYFA