Gölyazı Kasabası
Gölyazı Kasabası Tanıtımı
Gölyazı Kasabasının tarihinin eski çağlara
dayandığı söylense ve buna kanıt olarak da kasaba merkezinde
yığma hüyükler bulunduğu belirtilse de, kasabaya 1800lü
yıllarda İran Horasanından hayvancılıkla uğraşan göçerlerin
gelerek yerleştikleri rivayet edilmektedir. Tersakan
bölgesinde bulunan ve kasabaya adını veren Horasan harcından
yapılmış büyük dondurma surlarından ilk adını almıştır.
Geçimini hayvancılıkla sağlayan Gölyazı halkı o dönemde
develerle tuz ticareti yaparlardı. 19. uncu yüzyılın
sonlarında Orta Anadoluda görülen kuraklık nedeniyle geçici
olarak Çukurovaya göçebe olarak gitmiş ve bir süre sonra
tekrar dönmüşlerdir

Halikanlı köyü olarak Cihanbeyliye
bağlı olan kasaba 1967 yılında belediye tüzel kişiliğine
kavuşmuştur. Kasabalık hüviyetini kazandığında ismi çevrede
bulunan göllere izafeten değiştirilerek Gölyazı adını
almıştır. 2000 nüfus sayımında 6378 nüfusu bulunan Gölyazı
Cihanbeyliye 40km mesafede Aksarayın Eskil ilçesine ve Tuz
Gölüne komşudur. Toplam 10 adet mahalle ve yaylası
bulunmaktadır. 2000 Hanesi şu anda Gölyazıda yaşayan halkın
yaklaşık 1000 hanesi de bazı Avrupa ülkelerinde ve Konya il
merkezinde yaşamaktadır. Belediye başkanlığı görevini Galip
YEŞİLIRMAK yürütmektedir.
Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde yörenin
tek medresesi kasabaya yapılmıştır. Bu medresenin
kalıntıları halen mevcuttur. Tek medrese olması nedeniyle de
çevreden bir çok insan kasabaya gelip eğitim ve öğretim
görmüştür.
SOSYAL, EKONOMİK VE KÜLTÜREL DURUM:
İki İlköğretim Okulu ve bir adet lisenin bulunduğu
Gölyazı Kasabasında okumaya karşı yoğun bir ilgi vardır.
Okur yazar oranının %95lerde olduğu Gölyazıda çok sayıda
öğretmen, doktor, eczacı, mühendis ve diğer meslek
guruplarında okumuş ve halen okumakta olan insanlar vardır.
Başlıca geçim kaynakları, tarım, hayvancılık ve
nakliyeciliktir. Arpa ve buğday en çok ekilen ürünlerdir.
5000 dolayında küçük baş hayvan vardır. 30-40 yıl önce 60
bin koyun olduğu bilinmektedir. Yem girdilerinin pahalı olup
hayvan ürünlerinin ucuz olması ve meraların daralması ve
çoraklaşması hayvancılığın bugünkü konumuna gelmesinde en
büyük etkenlerdir.
Arazi çok geniş olmasına rağmen ekim alanı azdır,
Tuz Gölü Bölgesinde olmasından dolayı çorak ve verimsizdir.
DSİ tarafından çoraklığı önleme çalışmaları yapılmaktaysa da
bu yeterli değildir. Bununla birlikte, yurt dışında çalışan
işçilerin kasaba ekonomisine katkısını gözardı etmemek
gerekir.
Düğün ve cenaze adetleri Cihanbeyli genelinde olduğu
gibidir. Düğünlerin genelde üç gün sürdüğü Gölyazıda
düğünlerde davul zurna eşliğinde halaylar çekilir.
Cenazelerde yas 15-20 gün sürer, cenaze evine
komşular ve akrabalar tarafından yemek verilir. Ölen
kimsenin eşi günlerce siyah elbise giyer. Gölyazıda
genellikle biri öldüğünde ölünün yakınları onun üzerine ağıt
yakarlar. 40 gün cenaze evinin ışıkları yanar. Ölen kişi
gençse fiziğinden bahsedilir. Ölen kişi yaşlıysa fazla ağıt
söylenmez. Ölen kişinin eşi varsa o kocası için ağıt yakar.
Ölüm olayını takip eden ilk dini bayramda ölenin yakınları
ölenin evine gelip yine yas tutup, ağıt yakarlar. Cenaze
evine giderken boş gidilmez, şeker,çay,yağ ve koyun gibi
hediyeler götürülür. Böylece cenaze sahibinin masraflarına
katkıda bulunulur.
Kasabada üç etek, cepken, şal, poşi daha önceleri
kullanıldığı halde bugün sadece düğünlerde ve milli
bayramlarda kız ve erkek öğrenciler tarafından giyilmektedir.
Kasabada yaşayan aileler içinde kadınlar erkeklerle beraber
sofraya oturmaz, kayınbaba yanında konuşmaz, büyüklerinin
yanında kadın ve erkek çocuğunu sevmez, yolda yürüyen ve
karşıya geçmek isteyen kadın erkeğin yolundan geçmez.

