Butun belediyelerimiz hakinda tum bilgileri asagida alabilirsiniz.

· Büyük Beşkavak ksb.

· Bulduk Kasabası

· Gölyazı Kasabası

· Günyüzü Kasabası

· İnsuyu Kasabası

· Kandil Kasabası

· Karabağ Kasabası

· Kelhasan Kasabası

· Kuşca Kasabası

· Kütükuşağı Kasabası

· Taşpınar Kasabası

· Yapalı Kasabası

· Yeniceoba Kasabası

 

www.cihanbeyli.com

 

KANDIL KASABASI


 

KANDİL KASABASI

 

              Kandilin kuruluşu, tarihi ve geldikleri yer hakkında yazılı tarih bulunmamaktadır.            Söylentiye göre 16.yüzyılda Osmanlı-İran savaşından sonra orduya yaptıkları yardımlardan ve savaştaki başarılarından dolayı bu yöredeki verimli toprak onlara ödül olarak verilmiştir. Yine Adıyaman ve Şanlıurfa’da yaşadıkları, oradan Aksaray’ın Ekecik köyüne yerleştikleri, oradan Haymana’ya bağlı Kırpıoğlu köyüne, oradan da Kandil’e geldikleri anlatılmaktadır. Hayvancılık ve çiftçilik nedeniyle geldikleri de ifade edilmektedir.                  

              Kasabanın adıyla ilgili bir efsane bulunmaktadır. Köy, iki ziyaret yeri (evliya olarak bilinen kişilerin yattığı mezar) arasına kurulmuştur. Bu iki ziyaret, geceleri birbirine ışık yansıttığı için köy, ‘Kandil’ -ışık saçan anlamına gelen bu isimle anılmaya başlanmıştır.

              İlçe merkezine 67 km uzaklıkta ve Haymana ilçesi köyleriyle sınır bulunan kasabanın nüfusu 2818’dır. Belediye başkanlığı görevini Hacı KOCA yürütmektedir.

Sosyal, kültürel ve ekonomik durum:             

               Başlıca geçim kaynakları, tarım, hayvancılık ve kısmen nakliyecilik olan kasabanın yurt dışında bulunan işçilerinin sağladığı katkılar oldukça önemlidir. Kasabada sanayi yoktur.

               Köyde yapılan düğünlerde bu yöreye ait oyunlar yoktur. Eskiden gelinler bu yörede ata bindirilir, öyle götürülürmüş. Bölge genelinde oynanan halk oyunları burada da davul zurna eşliğinde oynanmaktadır.

              Yöresel kıyafet olarak eskiden giyilen 3 etek ve peştamel vardı. Ayrıca derbus denilen kuşak bağlanırdı. Bu kıyafeti şu anda yaşlılar giymektedir. Ancak bu kıyafet bu gün sürekli giyilmeyip özel günlerde giyilmektedir.

              Cenaze arkasından yöreye has yakılan ağıt yoktur. Her yerde söylenen ağıtlar burada da söylenmektedir. Gelenek görenek olarak cenaze evinin ahalisi başkaları tarafından yemeğe davet edilir. Bu davetler bazen aylarca sürer. Cenazenin tüm yakınları ve komşuları tek tek cenaze sahiplerini ve akrabalarını davet ederler. Cenaze evinden izin alıncaya kadar tıraş olmazlar. İş yerleri ve kahveler özellikle genç bir cenaze olunca iş yerlerini açmazlar.            Taziyeler çok kalabalık olur. Taziyeye gelen cenaze yakınları koyun, şeker, çay gibi bazı temel gıda maddelerini cenaze evine getirirler.

           Taziyelerde cenaze evi günlerce dolar taşar. Her gelen taziyeci grubu Kuran-ı Kerimden bir bölüm okur veya cenaze evinde bulunan köy imamı bu görevi yapar. Her gelen taziyeciye çay ve sigara ikram edilir. Taziye evine girilirken eller öne bağlanır, hiç konuşulmadan eve girilerek oturulur. Kuran-ı Kerim okunduktan sonra oda da bulunanların tümü ayağa kalkar ve taziyelerini ayakta bildirirler. Uzaktan gelen taziyeciler komşu ve akrabalar tarafından yemek vaktine rastlandığında yemeğe götürülür.

 


 

 

www.cihanbeyli.com